Derle,Topla,Rahatla

Yazar Perşembe, Haziran 11, 2015



Orjinal ismi ''Düzenlemenin Yaşam Değiştiren Sihri'' olan kitabın bu ara karşıma çıkması kesinlikle tesadüf olamaz. Yakın arkadaşlarımın iyi bildiği üzere ''EV'' konusu benim içimde hep sızlayan bir yara, kara bir delik, kısır bir döngü, Bermuda Şeytan Üçgeni , karanlık bir tünel, anladınız siz onu; tıkanıp kaldığım birkaç konudan biridir.


Kitap 3 milyon satmış (uluslar arası) , yazar ''ev düzenleme danışmanı'' olarak geçimini sağlıyor ve 3 aylık bir bekleme listesi var. Peki, bu ufak-tefek Japon kadın farklı ne söylüyor?

Türkçe'ye bu şekilde çevrilmiş

1. En ÖNEMLİ kural ; ÖNCE AT SONRA DÜZENLE

2. Toplama ve düzenleme işini sıra ile yapacaksınız. Kesinlikle bu sırayı bozmayı düşünmeyeceksiniz. Sıra şöyle:

--Kıyafetler
--Kitaplar
--Kağıtlar
--Ivır zıvır
--Özel eşyalar (anısı olan , hediye gelen, çocukluktan kalan)

3.  Toplama ve düzenleme işini yavaş yavaş, sindire sindire yapmayacaksınız. En kısa sürede bitireceksiniz. (Bir evi tamamen toplamak altı ayı alabiliyormuş, en kısa süreden kasıt bir hafta değil neyse ki)

4. Kıyafet, kitap, ıvır zıvır hangi kategoriyi topluyorsanız ilk iş hepsini gözünün önüne koyacaksınız. Örneğin kıyafetlerden başladınız diyelim. Yazlık, kışlık, baza altı, askıdaki, kirli sepetindeki, arabadaki ne varsa tüm giysileri bir odanın ortasına yığacaksınız. Öyle ki o gün üzerinizdekiler hariç evde tek bir parça giysi kalmamış olmalı. Gözünüz korkuyorsa bu işten (Kimin korkmaz ki!) kıyafetleri kategorize edeceksiniz; üstler, altlar, takımlar,iç çamaşır,çorap, ayakkabı, çantalar şeklinde.

Yığının ortasına oturacak ve her birini tek tek elinize alacaksınız. Soru şu: Bu elimdeki giysi bana haz veriyor mu? Mutlaka dokunacaksınız, hissedeceksiniz. Cevap hayırsa doğru atılacaklar torbasına! Yeniymiş, evde giyerim'miş, hediye gelmişmiş, hiç bir mazeret yok, Tek nokta HAZ. Bu şekilde bir günde evinden 200 çöp torbası çıkaran müşterisi varmış! İyi de her şeyi atınca ne giyeceğim sorusuna hiç gerek yok diyor Marie. Kıyafetsiz kalan tek müşterisi bile yokmuş.

Kitaplar ve diğer kategoriler içinde aynısı geçerli. ''Bir gün okurum,belki bir gün gerekir'' yok. Haz vermiyorsa atacaksınız.

5. Atma işi bitti. Elinizde kalan her eşya için özel bir yer bulacaksınız. O eşya hep o yerde duracak ve aynı kategori aynı yerde olacak. Tüm kitaplar aynı odada, çocuğun bütün eşyaları aynı mekanda, bütün kozmetikler aynı çekmecede vs.

6. Her şeyi ama her şeyi dikey yerleştireceksiniz (Kendisi laptopunu dahi dik bırakıyormuş işi bitince). Çoraplar dahil! Ayrıca çorapları iç içe geçirip topak yapmak da yok, üst üste koyup üçe-dörde katlayıp dik dörtgen yapacaksınız.  Kazaklar, tişörtler, iç çamaşırları hepsini dikdörtgen olarak katlamak çok önemli. Google'da aratınca videolar çıkıyor.

KonMari method


Aslında kitabın pratiğe yönelik özeti bu kadar.  Ortada sihir filan yok ama yazar öyle iddialı ki okurken sık sık '' Yok artık'' dedim ilk 50 sayfada (Eğer tam olarak dediği gibi yaparsanız bu toplama-düzenleme işini hayatınız boyunca tek bir kez yapacağınızı söylüyor mesela). Peki, kitabın son sayfasında ne dedim?

'' Ev toplama ve düzenleme konusunda bu kadının üzerine hiç kimse çıkamaz. Marie Kondo bu iş için yaratılmış!  '' (Hem de gözyaşları eşliğinde, yeminle söylüyorum)

Toplamanın püf noktalarını anlatırken bir sürü başka şey de anlatıyor , neden evde bile şık kıyafetler giydiğini, günde 30-40 çöp poşeti eşya topladığı müşterilerinin evlerinde çalışırken bile eşofman giymediğini, her gün kapıdan girer girmez evini selamladığını, o gün giydiği ayakkabı ve çantası dahil kıyafetlerine teşekkür ettiğini, bir insanın gardırobundaki kıyafetlerden hangisini gerçekten zevk alarak giyip gitmediğini sadece bakarak anladığını, beş yaşından beri ev toplama-düzenleme konusunda sayısız fikir üretip deneme yaptığını, çok yorgun olduğu bazı günler iş kıyafeti ile uyuduğunu, en iyi saklama kutusunun ayakkabı kutusu olduğunu , atılacaklar torbalarını ailenin diğer üyelerinin özellikle annelerin kesinlikle görmemesi gerektiğini, evini tam olarak toplamanın kilo verdirip cildi güzelleştirdiğini ve daha neler neler.

Bu kitabı alın, kesinlikle pişman olmayacaksınız diyemem, çok iddialı olur ama şundan yüzde yüz eminim, Marie Kondo bu kitabı yazarak benim hayatıma dokundu. Ellerine sağlık minik kadın.

KonMari method
Kaynak: Pinterest
Belki kolay iş değil ama sonuç tatmin edici değil mi?


Benzer Yazılar

23 yorum

  1. O zaman sana kolay gelsin Elifcim. Senin yazına göre ben de bir kaç not aldım. Benim evde sıkıntı yok şükür herşey yerli yerinde. Kıyafet dolabımda sıkıntı belirli aralıklarla düzeltmeme rağmen çok çabuk dağılıyor. Ama burda yola çıkarak kafamda bi ampul yandı. En kısa sürede o sorunu da çözeceğim inşallah

    YanıtlaSil
  2. Elif, yalnız yaşayan bekar bir erkek olarak yazını büyük bir dikkatle okudum ;) Gözümde sürekli büyüyen evi temizleme, bulaşıkları yıkama, etrafı toplama işlerinin aslında o kadar da zor olmadığı hissine kapıldım ;) (Şu an bu yorumu metrobüste eve giderken yazıyorum ve 2 saatlik ayakta yaptığım yolculuktan sonra "başlamışım evi toplamayı" deyip kendimi yatağa atacağıma eminim) en iyi düzen en baştan dağıtmamaktır; buna çoğunlukla dikkat eden biriyim ama iş-ev mesafesi çok uzun olup gün içindeki bütün enerjimi yitirmiş halde eve gelince hafta içi (Ctesi de çalışıyorum) hiçbir şey yapasım gelmiyor ;) Yazını okumadan önce geçen hafta gitmeyeceğim bütün kıyafetleri muhtarlık binasına bırakmak için (ihtiyaç sahibi kişilere dağıtıyorlar) ve kitaplığımda durmasına gerek görmediğim kitaplarımı da kütüphaneye bağışlamak üzere ayırmıştım. Sonra da aşırı yorgunluk ve zamansızlıktan sonra evimi temizlemesi için bir profesyonelden yardım aldım. Akşam eve geldiğimde evime bir kadın elinin değdiği nasıl da belli oluyordu; harika bir düzen ve intizam. (Hatta gidip otelde yatayım evi dağıtmayayım diye bile düşündüm.) Bu yazını saklayacağım ve yukarıdaki maddeleri uygulamaya çalışacağım ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evren, merhaba. İstanbul'da yaşadığın bilgisini unutmuşum. O tempo, trafik, kalabalık inanılmaz yorucu, tüketici. Kolay gelsin.

      Sil
  3. Oncelikle bir Duzce'li blogcuyla tanistigim icin cok mutlu oldugumu soylemem gerekir Elif. Bu askerde hemsehrini gormusun gibi bi sey:) Eksikliklerim cok biliyorum. Laptopum bozuldu. Net yok. Bu iste yeniyim. Falan filan mazeret iste:) Etrafimda bi blogcu da yok tutup yol gostersin. Bende hic yazmamaktansa agir aksak gidiyorum iste. Bu arada mail adresim hakikat.cem@gmail.com :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cem, selam. Hemen Gökhan Tekin'le tanış o zaman:) Blogunu bir günde toparlar, di mi Gökhan?

      http://www.bloggokhantekin.com/

      Sil
  4. hiç duymamıştım böyle bir kitabı. sabah 7de evde çıkıp akşam 7-8 gibi evde olmamıza rağmen kıyafetler, eşyalar, eşyalar dağılmış oluyor. Ve haftasonumuzu eşimle bunları derleyip toparlamakla geçiriyoruz. eşim için alsam mı acaba bu kitabı :D bu arada blogunuzun tasarımı çok iyi))

    YanıtlaSil
  5. Sercan merhaba, yorum için teşekkürler.
    Ben çok daginigim ezelden beri . Evim de hep daginiktir . kitaptan sonra ciddi bir aydinlanma yaşadım. Bana çok iyi geldi. Gönül rahatlığı ile tavsiye ediyorum.

    YanıtlaSil
  6. Aa! Bunun toplama dediği baya topla, poşete doldur, çöpe at ayol... :D
    Bu arada ben Feng Shui kitaplarının hastası olduğuma göre bu kitabı hemen alıp okumalıyım. Çok ilgimi çekti. bu uzakdoğululara eşyalarla olan ilişkilerinde hayranım. Bizim gibi eşyanın kölesi olmuyorlar ve onu nasıl yöneteceklerini iyi biliyorlar. Biz dei aman şunu kenara koy, lazım olur, aman şunu atma birine veririz... Yahu 30 yıl boyunca bir işe yaramamış, ne zaman yarayacak? :) Bir de bunlar hep kendimizi ölümsüz sanmamızdan. Sanki sonsuza kadar buralarda takılıcaz da o eşyalar bize lazım olacak...
    Aaa...Ben burada yorum adı altında baya baya yayın yapmışım kendi çapında, bağımsız... :))) E hadi o zaman yorumlarınızı bekliyorum :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Kahve Yanı. Bana cok iyi geldi, evin tamamını toplayamasam da henüz eşimin çorap çekmecesini açıp açıp bakıyorum ve vay be diyorum. Kitaptan önce topak halinde 30 çift çorap vardi. ama adamcagiz bulamiyordu istediğini. Şimdi 15 çift var, dikdörtgen katlanmış,harika bir görüntü :)

      Sil
  7. Biliyor musun bu kitabı kitapçıda gördüğümden beri, kitapçıya gele gide gele gide öyle ayak üstü okudum bitirdim diyebilirim:) tam satın alacaktım, baktım kitap zaten beni anlatıyor!:) ben zen tarzını seviyorum:):) ne kadar az ve sade, o kadar iyi. Yatağımın bazasını, ihtiyacı olan birine verdim mesela, yere yakın yatmayı seviyorum.. giysi dolabımı da ihtiyacı olan birine verdim, fazla giysilerimi de.. şimdi odamda orta boy bir karton kutu var giysilerim için, bana fazlasıyla yetiyor:) bir kütüphane dolusu kitaplarım vardı, kitaplardan oluşan kulelerime bakıp bakıp övünmeye başladığımı hissettiğim an, kitaplarımı da bir kütüphaneye bağışladım.. artık sadece son okuduğum kitaplar duruyor masamda...odam da tam bir keşiş odası gibi:) ama böylesi çok hoşuma gidiyor.. yaşam alanımı gerekli gereksiz eşyaların doldurmasını hiç ama hiç sevmiyorum, hatta bu konuda biraz katıyım:) eğer herhangi bir eşya günlük hayatta işime yaramıyorsa onu gözümün önünde tutmak istemem. "belki bir gün kullanırım" düşüncesiyle bir şeyi saklamak hiç bana göre değil:) odam sadeleştikçe, zihnim de sadeleşiyor.. çok güzel bir paylaşımdı.. ben yine de şu kitabı bir alayım diye geçirdim içimden:)

    YanıtlaSil
  8. Hosgeldin Acemi Dünyalı. Tebrik ederim cok zor bir şeyin üstesinden gelmişsin.
    Eşya ile ilişkimiz üzerine kafa yormak lazım bolca. Az gelişmiş toplum üyesi olarak evlilik ve çocuklar da olunca eşya esas amacı dışında herseye hizmet ediyor. Atamamak ve sürekli almak hastalığını da ekledin mi al sana çöp evler diyarı:)
    Kitabı al bana sorarsan , küçük ve kolay okunuyor ama içerik çok iyi. Kitapta da lüzumsuz hiçbir şey yok.

    YanıtlaSil
  9. GEce söyledi geldim:) çok güzel toparlamışsın yazıyı Elif:) mesela şu evde bile şık giyinme meselesini ben biraz zorlama bulmuştum. blogda da yazmamıştım. diz yapmış pijama, rahat bir t-shirt gibisi var mı ya... ne şık giyimi zaten bütün gün ofisteyiz kasıyoruz:)

    YanıtlaSil
  10. Hoşgeldin Yeliz. Begenmene sevindim. Senin yazdığını okuyamadim henüz, ilk fırsatta bakacağım.

    YanıtlaSil
  11. Hoşgeldin Yeliz. Begenmene sevindim. Senin yazdığını okuyamadim henüz, ilk fırsatta bakacağım.

    YanıtlaSil
  12. İşin sırrı; çok almayacaksın, kullanmadığını farkettiğinde elden çıkaracaksın. Başka bir yazıda "6 aydır kullanmadığınız bir şey işinize artık yaramayacaktır" diyor.
    Çok iddialı ama kıyafet başlığı için geçerli olabilir.
    Farzı misal; çocuğun oldu, bebek arabası aldın.
    Biraz büyüdü ama kullanmıyorsun.
    Hemen elden mi çıkarmak gerek?
    Hem de ikinci çocuğu düşünürken?
    Her şey tekrar tekrar almak da mantıklı değil.

    YanıtlaSil
  13. Bu arada cümlelerimde hep ikinci tekil şahıs kullanarak yazmışım, sözüm size değil, maksat genelleme yapmaktı:)
    Yazı dilinde bazen farklı anlamlar çıkabiliyor, yanlış anlaşılmayayım:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Beyza. Hoşgeldin. Teoride çok şey bilsem de pratikte zorlaniyorum, ev, temizlik, çocuklar vb her konuda. Böyle kitaplar bana iyi geliyor

      Sil
  14. Bu yazı banaymış! Giysiler ve haz konusu çok mantıklı, ilk iş deneyeceğim. Anı toplayıcı olarak oldukça zorlanacağım ama artık sadelik istiyorum çevremde...

    YanıtlaSil
  15. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  16. Yurtdısında yasadıgım icin maalesef kitabi elime alip inceleme sansım yok. Kitapta genelde cekmece icin cozumler mi var, merak ettigim, kazaklar ve elbise dolabibinin rafli kısımları icin de pratik cozumler var mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, günaydın. Kitap bütün evi toplamakla ilgili. Her türden sorun için çözümler öneriyor .Kıyafet konusunda benim anladığım, ipek-keten gibi kırışabilir kumaşlar, paltolar hariç mümkün olan her şeyi dikdörtgen katlayıp çekmecelere koymayı öneriyor.
      Sevgiler

      Sil
  17. kitabın orjinalini bulabilirsiniz. Adı "The Life-Changing Magic of Tidying Up" Marie KONDO

    YanıtlaSil